340
Benim algılarım ve düşünce yapım çok klasiktir. Çok masalsıdır. Şimdiye kadar bir şekilde işe yaradığını görürken neden şimdi sürekli içim kan ağlıyor? Üzülüyorum.. Ya görmüyorsun ya umursamıyorsun. Gelme kızgınım.
Benim algılarım ve düşünce yapım çok klasiktir. Çok masalsıdır. Şimdiye kadar bir şekilde işe yaradığını görürken neden şimdi sürekli içim kan ağlıyor? Üzülüyorum.. Ya görmüyorsun ya umursamıyorsun. Gelme kızgınım.
Linkte haberi paylaştım. Zorla gencecik kızların hamile kalmalarını istiyorlar galiba. Tamam 3 çocuk ama istenildiği zaman! Eyvallah reçeteyle satılsın fakat o reçeteyi yazdırana kadar geçen saatler ve o saatler içerisinde artan gebe kalma ihtimali ne olacak?
Korunmasız cinsel ilişkiyi geçtim peki ya tecavüze uğrayan kızlarımız ne diyecekler doktora? “Pardon ben tecavüze uğradım bana bir ertesi gün hapı yazabilir misiniz” mi diyecek?
Büyük çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu meclisimizde zamansız gebe kalma ihtimalinin yarattığı stresi bilen kaç milletvekilimiz var acaba? Ve acaba kendi çok çok namuslu kızları bu duruma ne tepki veriyor acaba? Lafım yönetimdekilere değil hepsine!
3-5 ay sonra tuvalet köşelerinde karnındaki bebeği düşürmeye çalışırken kan kaybından gidecek olan kızlarımıza yazık.. İstenmeyerek dünyaya gelecek çocuklara yazık.. O çocukları karnında taşırken kimbilir neler çekecek kızlarımıza yazık..
Sana ne be orospu çocuğu sana ne?! İster sevişirim, ister kürtaj olurum, ister doğururum, ister doğurmam. Ahlakımı bunlarla sınayan zihniyetlerinizi sikeyim!!
Bazı babalar duygusal adamlardır, duygularını gösterirler belli ederler, edebilirler. Benim ki öyle değil. Hep güçlüdür. Hep dirayetlidir. En kötü durumdan en acil duruma o ayaktadır o kontroldedir. O adam hiç ağlamaz. Ablam evlenirken sırf ağlamamak için dışarı kaçmıştı mesela. Şimdi o adamın ağladığını söylüyorlar bana. Kimse görmesin diye yalnızken ağlarken yakalanmış. Ona üzülüyoruz diyedir muhtemelen.. Ah be baba, ah be babam..
Canım bunun k tunnel i var dns değiştirmesi var türkiyeye kapansa nolcak sanki tııhıh…
Bazen bildiğin, gördüğün şeyleri gözardı edersin. Görmek istemezsin. Bazen buna değer bazen değmez..
“MUSHROOMS”, Avril 2013 - Ink pens on paper - © Arnaud Gomet 2013.
(fer1972 gönderdi)
Nerelerde acaba şimdi?
Hazır mıyız gençler?
(Koskoca yaz boyunca gezip tozacak, su içinde kalmaktan buruşacak tüm insanları buradan kınıyorum. Yazı Ankara’da ve tatil yapmadan geçirecek olan kader ortaklarımın da alınlarından öpüyorum.)
(errthng gönderdi)
Ağzını burnunu kırdıklarım… Tam göğsün ortasındaki boşluğa vuruyorlar ellerindeki hançeri..
![]()
Lizerjik asit dietilamidi kısaca LSD ya da LSD-25, halk arasında asit olarak bilinir, yarısentetik psychedelic bir halüsinojendir ve değişen düşünce süreci, açık ve kapalı göz görselleri, birleşik duyum, değişen zaman algısı ve ruhani deneyimler gibi psychedelic etkileri ve 1960’ların karşı kültüründeki yeri sebebiyle çok yaygın olarak bilinir. Tıp dünyasına göre bağımlılık yapmaz.
Etkileri;
Halüsinojenler içerisinde en kuvvetli olandır. Algılama yapısını tamamen değiştirir ve kullanan kişiyi başka bir dünya’ya (hayaller alemine) yollar. LSD etki sürecince, kişiyi gerçek dünya’dan soyutlar. LSD, beyin üstünde çok güçlü bir etkiye sahiptir. Kullanan kişinin ruh haline göre etki eder. Çok mutlu olan biri LSD kullandığında cennete gittiğini bile görebilmektedir. Ama mutsuz olan kişileri iyi olmayan bir hayaller alemine götürür. LSD, kuşlarla beraber havada uçmak, uzay yolculuğu yapmak gibi, kişi için imkansız olanakları birebir gerçekmiş gibi yaşatır. LSD kullanan kişi, hayatında önemli bir yeri olmuş olan insanları da tekrar görebilir, onlarla iletişim kurabilir. LSD etkisinde kişi, genellikle etkilendiği konular üzerine hayaller görür. Çevresindeki nesneler de dahil, bu hayallere göre şekillenir. Her şey kişinin hayal kurmasına bağlıdır. LSD, bilinçaltında olan, eskiden yaşanmış olayları tekrar yaşamanıza/görmenize bile sebep olabilir. LSD etkisinde olan biri her türlü nesneyle iletişim kurabilir ve o nesnelerin onla diyaloğa girdiğini işitebilir.
Albert Hoffman’ın 1943 yılında, LSD’nin fizyolojik ve ruhsal etkilerini kendi üzerinde denemiş ve gözlemlerini yazmıştır.
“19 Nisan 1943 Pazartesi günü saat 16.00’da Lysergic Acid Diethylamide Tartarat’ın %0,5 santimetre küp 0,25 miligram LSD içeren tatsız, yavan sıvıyı içtim. Saat 17.00’da baş dönmesi, endişe, kaygı ve tedirginlik başladı. Görmem bozuldu, düşüncelerim dağıldı, içimden gülmek isteği geliyor, anlamlı konuşmak için büyük çaba sarf ediyorum, görme alanım sanki karşımda, eşyaların biçimi değişiyor, çevremi lunaparklarda olduğu gibi olağan üstü görüyorum. Bir süre sonra bunların hepsi geçti. Bütün bunları hatırlıyorum, baş dönmesi, görme bozuklukları, çevredeki eşyaların acayip gülünç ve kaba şekilleri…Renkli yüzler belirdi. Belirli bir tedirginlik vardı. Aralıklı olarak başımın, ayaklarımın ve bütün gövdemin ağırlığını duyuyorum, sanki madenle doldurulmuş gibi. Ayaklarda kramplar oluyor… Ellerde soğukluk ve sanki eriyip gidiyormuş gibi bir duygu var. Ağzımda maden tadında bir kuruluk, boğazda sıkışma, korku ve endişe, bilinçte bulanıklık… Bu arada içinde bulunduğun koşullarla gerçek arasında ayırım güçlüğünden doğan bir karışıklık. LSD’yi aldıktan altı saat sonra eski durumuma döndüm. Ancak ufak tefek görme bozuklukları kaldı. Her şey sallanıyor, eşyaların boyutları değişiyor. Sanki onların dalgalanan sudaki yansımasını izliyorum. Üstelik bütün eşyalar hoş olmayan görünümler kazanıyor. Renkler durmadan değişiyor. Yeşil ve mavi renkler üstünlük kazanıyor. Gözlerimi kapayınca fantastik, gerçekdışı biçimler görüyorum. Dikkati çeken bir nokta bütün seslerin gözüme yansıması ve türlü biçimlere dönüşmesi… Her ses, renk bir sanrıya (gerçekte olmayan olguları var gibi algılamak) dönüşüyor. Bunlar renk ve gölge olarak sürekli değişiyor. LSD’yi aldıktan sekiz, on saat sonra şiddetli bir uyku bastırdı. Ertesi gün biraz yorgun kalktım.”Albert Hoffman - 1943
Fringe’i hatırlattı. Denemek isterdim.
Duygusal geçişler yaşadığım dönemlerde genel olarak kafamın içinde bangır bangır sürekli o dönemimi yansıtan şarkılar çalar durur. Bilinçaltımın bana vermek istediği yada bilinçaltımın hissettiği şeyler olduğunu düşünüyorum bu parçaların. Şimdilerde ise bu çalmakta..
Ha bir de bugün güzellik salonunda çalışan kız ile muhabbet ederken “hani dersin ya bu da mı olmadı bu da mı? kim olacak peki?” dedi. Hay canını yidiğim dedim. Üzüldüm içten içe. Sonra ikimiz de derin bir sessizliğe gömüldük..Kendi hayatlarımıza kendi olmayışlarımıza..
Bknz: Tutuşmak.
Yarına yetiştirmem gereken bitirme raporu, yapmam gereken proje, çalışmam gereken sınavlar, bulmam gereken yeni hedef hevesler var. Fak.