BOK

Ey 11

sistemine sokayım gazi

allah belanı versin gazi!

Ey 08

Yaklaşık 4 yıl önceki küçücük minicik anıları hatırlıyorum durduk yere. Aferin bana aferin.

Ey 06

Beni meğersem kurtlar büyütmüş

Ağu 26

[video]

[video]

princessok:

sunshine-cafe:

@sunshine-cafe

X

voha

princessok:

sunshine-cafe:

@sunshine-cafe

X

voha

(Kaynak: , banjosandbibles gönderdi)

Ağu 24

[video]

Ağu 22

Evet artık adını biliyorsunuz ALS’nin. Temel tanımını da biliyorsunuz. Tebrikler! Evet ALS kas sisteminizin yavaş yavaş eriyip bittiği ama beyin fonksiyonlarını etkilemeyen bir hastalık. Evet ALS hastalarının iyi bakıldıkları taktirde kalan ömürleri 3-4 yıl değilde biraz daha uzun oluyor. Tebrikler bunları öğrendiniz. Peki bunları öğrenmiş olmanız, şu sıcak yaz günlerinde başınızdan aşağıya buz dolu kovalar boşaltmanız o insanların neler hissettiğini neler yaşadığını anlamanız için yeterli mi? Anlamasanız bile en azından o durumda olan insanlara bir katkıda bulunmanızı sağladı mı?

Size bir şey söyleyeyim mi başınızdan boşalttığınız o buz gibi sular o insanların hissettiklerinin yanında bir hiç. O insanlar öleceklerini biliyorlar.O insanlar geriye çok az bir vakitlerinin kaldığını biliyorlar. Sevdikleriyle birlikte iyi vakit geçirmeye çalışıyorlar ama her geçen saat bunu onlar için imkansız hale geliyor. Önce elleriniz, ayaklarınız istediklerinizi yapmamaya başlıyor, Yavaş yavaş yürürken tökezlenmeye başlıyorsunuz. Ellerinizi kullanamadığınız için işinizden ayrılmak zorunda kalıyorsunuz yada malulen emekli oluyorsunuz. Gelirinizi bir şekilde sağlarsanız şanslısınız sevdiklerinizle birlikte kalan ömrü onların yanında geçirebileceksiniz. Ama bu pek kolay olmuyor. Çünkü kas sisteminize yüz kaslarınız da dahil. Yani artık gülmek, çiğnemek gibi basit hareketleri bile yapmakta zorlanıyorsunuz. Küçük kızınızı korkutmamak için onunla oyunlar oynamaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra bu da elinizden gidiyor. Çünkü artık konuştuklarınız anlaşılmaz hale geliyor. Çevrenizdekilerle zar zor elinizde tutabildiğiniz kalemlerle kağıtlara kısa komutlar yazarak anlaşıyorsunuz. Gün geliyor artık hareket edemiyorsunuz. Yutkunamıyorsunuz. Gülemiyorsunuz. Elinizde dua etmekten başka hiçbir şey kalmıyor. Dua ediyorsunuz. Sevdikleriniz için. Dua ediyorsunuz biran ölebilmek için. Öleceksiniz ki bitsin bu çile. Öleceksiniz ki sevdikleriniz sizi bu şekilde daha fazla görmeyecek. Öleceksiniz ki küçük kızınız sizin sadece sağlıklı hallerinizi hatırlayacak. 

Anlamıyorsunuz. O buz dolu kovalar başınızdan düştüğünde anlayamıyorsunuz. O insanlar hissediyor. O insanlar kaslarının eriyip tükendiklerini acı çekerek hissediyorlar. Her bir dokunun zamanla eriyişi onlara acı veriyor. O insanlar son kalan 3-4 sene boyunca hep acı çekiyorlar. O son dakikaya kadar beyinleri berrak bir şekilde acıyı hissederek yaşıyorlar. 

Anlamıyorsunuz. ALS li birisini kaybetmenin ne demek olduğunu anlamıyorsunuz. Karşınızda bir yıl önce sapasağlam olan kişinin bu kadar kısa bir sürede nasıl öylece eriyip bittiğini anlayamıyorsunuz. Her geçen gün gözlerindeki yakarışı acıyı anlayamıyorsunuz. Baktıkları her insana son defa baktıklarını anlayamıyorsunuz. Bir gün öleceklerini bilirken o güne hazırlanamamanın nasıl bir şey olduğunu anlamıyorsunuz. Sevdiğiniz bir insanın biran önce ölmesi için dua etmek ne kadar acı veriyor anlayamıyorsunuz. 

Kovalar dolusu suyu başınızdan aşağı dökmeniz güzel. İnsanların bir anda bu hastalık hakkında bilgi edinmeleri güzel fakat o kovaları boşa akıtmak yerine bağışta bulunsanız keşke. Keşke tedavisi olmayan bu hastalıktan kurtulmak için eliniz birazcık cebinize gitse. Keşke..

Huzur içinde uyu. Seni seviyoruz. 
Hayatını ALS yüzünden kaybetmiş bütün hasta ve hasta yakınları adına,
Saygılarla…

Ağu 21

Uykum geldi ama hala bayılmadım. Bir günlük müydü etkin? meh..

Ağu 20

saat 23:00’de aldım saat kaçta bayılıcam bakalım.

[video]

Ağu 19

minörü olmayan bir majör. merhaba!

Ağu 09

Bi tarafım şişmiş de olsa o olmayan çüküm düşmüş de olsa o tatile gitmediğim iyi olmuş. 

Ağu 06

Evrim sağ olsun çenem düşecek birazdan.

Nefret nefreti doğuruyor. Büyüyor, kaplıyor içinizi. Bir bakmışsınız gözleriniz boş, dudak kıvrımlarınız aşağı sarkar olmuş. Cildiniz solgun, gözenek gözenek olmuş. Normal görünebilmek için bile tonla makyaj, ağlama krizinden kurtulmak için saçma sapan düşüncelere sapar olmuşsunuz. YAPMAYIN! diyemeyeceğim. Yapın. Herkesin farklı bir eşik noktası var. Kendi eşik noktama henüz ulaşamadım ama yakındır. Belki bir saat sonra belki de sabaha yeni bir umutla gözlerimi açacağım.

Şu beyin gücünün evreni yönettiğini söyleyen kitaplardan almıştım bir keresinde. Çok da severim o kitabı. İşe de yarıyor kendi adıma. Fakat  öyle bir döneme girdim ki hiç kimseyi gerçekten hiç kimseyi hiçbir şeyi istemiyorum yanımda. O kitabı bile. Çünkü oradaki basit şeyleri yapsam bunun çok kısa süren bir geciktirme hapı bir ağrı kesici olaacağını bliyorum bana. Benim ihtiyacım olan ağrı kesiciden ziyade bir farkındalık. Bir YETER! noltası. Bardağımın taşması damlalarımın akması gerek. 

Mantıklı açıklamalar yapmak çok saçma çünkü mantığı elden bırakmış değilim zaten. Evet böyle bir yer varamam evet tavşan dağa küsmüş vs.. Mantığın ötesinde hayatım boyunca hiçkimseye yapmadığım şımarıklığı inatçılığı kendime yapıyorum ki bazı bazı çileden çıkartabilecek kadar inatçı bir insan olabiliyorum. İşin komik tarafı artık kendime bile dayanamıyorum. 

Başkalarını suçluyorum başkalarının suçu bunlar hep. Tamamen doğru olmadığı gibi tamamen yanlış da değil. Ben hep kendim düştüm ve kendim kalktım ayağa. Öyle mıç mıç bir aile yapım babişko annişko gibi ebeveynlerim olmadı. Hep mantıklı kendi içinde derin ama küçük sorunları olan ve bu sorunlarıyla birlikte yaşayan bir ailem oldu. Aile candır ve çoğu kimseye göre çok sanslıyım aile konusunda. Bunun farkındayım. Fakat onlara benzemek istemiyorum. O küçük ama derin sorunların bende oluşmasını itemiyorum. Ne yazıkki o küçük ve derin sorunlar bende de oluşmaya ve hatta dozu hayatımın büyük bölümünü etkileyecek şekilde artmaya başladı. Bu sefer kendim kalkamıyorum ayağa. Yardım uzatan elleri ya görmüyorum ya yoklar yada olan elleride ben reddediyorum.

Üniversitede hayatım istediğim gibi gitmiyordu ve bu beni çok bunaltıyordu tıpkı şimdiki gibi. Ne okul ne illlişki ne aile ne arkadaş, hiç biri iyi gitmiyordu. Bitecek dedim kendi kendime. Düzeleceğim. Bu ben değilim demiştim. Ve o zamanlar kafam atıp kendime çeki düzen verebilmiştim. Hayatımda yaşadığım en güzel 3 yılımdı gerçekten. 

Sonrasında ne oldu ne eksiltti ne yıprattı bilmiyorum demeyeceğim her birini olmasa da bir kısmını biliyorum . Bildiğim şeylerin düzelmesi.. bilmiyorum imkansız gibi geliyor yada zaman gerekiyor. Düzelmesi için değil kaçmam kurtulmam için. İyi güzel sabırlı biriyim fakat o zaman geçene kadar ben ne hale gelirim onu kestiremiyorum. Hayattan kopar düzelmesi çok daha güç bir insan haline gelebilirim ki gözümü bu korkutmakta.

Velhasıl kelam nasılsın tuğçe diye gelmeyin yanıma. İyi değilim çünkü. Sorup da kendi samimiyetsizliğime size verdiğim cevaplarla daha da samimiyetsizlik katmamın bir anlamı yok. Zaten kimsenin gerçekten dinlediği de yok. Kimsenin dinlemesine ihtiyaç da yok aslında. Herzaman olduğu gibi yine kalkarım ayağa. Toparlarım ben kendimi. Farkındalık lazım. O son damlanın taşması lazım.

İyi geceler.